Firmamız Mavi Danışmanlık adıyla 1999 Yılında Evde Bakım hizmetleri vermek amacıyla kuruldu. Evde bakım hizmetleri konusunda Bursa’ da kurulan ilk kurumsal danışmalık firması olan MAVİ DANIŞMANLIK bu alanda marka olmanın haklı gururunu yaşamaktadır.

Bizden Kareler

İletişim

0 544 395 69 96

Konak mh. Lefkoşe cd. İltuğ İş Mrz. Kat:4 D:16 Nilüfer/Bursa

info@mavievdebakim.com

Anksiyete Nedir? Neden Olur?

Anksiyete, modern yaşamın bir parçası haline gelmiş gibi görünse de, basit bir “endişe” halinden çok daha fazlasıdır. Milyonlarca insanı etkileyen bu durum, kişinin günlük yaşamını, işlevselliğini ve genel mutluluğunu derinden etkileyebilir.

Bu kapsamlı yazıda, anksiyete nedir, belirtileri nelerdir, nasıl tedavi edilir ve anksiyete ile ilgili sıkça sorulan diğer tüm sorulara yanıt bulacaksınız.

Anksiyete Nedir?

Anksiyete nedir sorusunun en temel cevabı; gelecekteki olası tehditlere veya olumsuz durumlara karşı hissedilen yoğun, aşırı ve sürekli bir endişe, korku ve gerginlik halidir. Normalde hepimiz zaman zaman sınav, iş görüşmesi veya önemli bir karar öncesi anksiyete yaşarız.

Bu, vücudun “savaş ya da kaç” tepkisinin doğal bir parçasıdır ve bizi tehlikelere karşı uyanık tutar. Ancak bu endişe hali kontrol edilemez, orantısız ve sürekli hale geldiğinde, bir anksiyete bozukluğundan söz edilebilir. Anksiyete bozukluğu, kişinin sosyal ilişkilerini, iş hayatını ve günlük aktivitelerini yerine getirmesini zorlaştıran ciddi bir ruhsal durumdur.

Anksiyete Bozukluklarının Türleri Nelerdir?

Anksiyete, farklı belirtilerle kendini gösteren çeşitli alt türlere ayrılır. En yaygın anksiyete bozuklukları şunlardır:

  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB): Kişinin sağlık, para, aile veya iş gibi birçok farklı konuda en az altı ay boyunca sürekli ve aşırı endişe duymasıdır. Bu endişeyi kontrol etmekte zorlanırlar.
  • Panik Bozukluk: Beklenmedik anlarda ortaya çıkan, yoğun korku ve rahatsızlık hissinin eşlik ettiği tekrarlayan panik ataklarla karakterizedir. Kişi, yeni bir atak geçirme korkusuyla sürekli bir beklenti anksiyetesi yaşar.
  • Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi): Kişinin başkaları tarafından olumsuz değerlendirileceği, yargılanacağı veya utanç duyacağı durumlara karşı yoğun bir korku hissetmesidir. Topluluk önünde konuşma, yeni insanlarla tanışma gibi sosyal durumlardan kaçınma eğilimi gösterirler.
  • Özgül Fobiler: Belirli bir nesne veya duruma (yükseklik, uçak, örümcek, kan görme gibi) karşı duyulan aşırı ve mantıksız korkudur.
  • Agorafobi: Panik atak geçirme korkusuyla, kaçmanın zor olabileceği veya yardım alınamayacağı düşünülen yerlerde (kalabalıklar, toplu taşıma, kapalı alanlar) bulunmaktan yoğun korku duyma durumudur.

Anksiyete Neden Olur?

Anksiyete nasıl olur sorusunun tek bir cevabı yoktur. Genellikle biyolojik, genetik, çevresel ve psikolojik faktörlerin karmaşık bir etkileşimi sonucu ortaya çıkar.

  • Genetik Yatkınlık: Ailede anksiyete bozukluğu öyküsü olan bireylerde görülme riski daha yüksektir.
  • Beyin Kimyası: Beyindeki serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterlerin dengesizliği anksiyeteye yol açabilir.
  • Travmatik Yaşam Olayları: Çocuklukta yaşanan istismar, ihmal, bir yakının kaybı, kaza veya doğal afet gibi travmatik olaylar anksiyeteyi tetikleyebilir.
  • Sürekli Stres: İş, okul veya ilişki kaynaklı kronik stres, anksiyete bozukluklarının gelişiminde önemli bir rol oynar.
  • Kişilik Yapısı: Mükemmeliyetçi, çekingen veya özgüveni düşük kişilik özelliklerine sahip kişiler anksiyeteye daha yatkın olabilir.

Anksiyetenin Risk Faktörleri Nelerdir?

Bazı durumlar anksiyete bozukluğu geliştirme riskini artırabilir. Bunlar arasında; kadın olmak, çocuklukta yaşanan olumsuz deneyimler, kronik bir fiziksel hastalığa sahip olmak, ailede ruhsal hastalık öyküsü bulunması ve madde kullanımı sayılabilir.

Özellikle ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan kronik hastalıklar ve yalnızlık hissi, yaşlı bireylerde anksiyete riskini artırır. Bu durumda, düzenli bir yaşam rutini ve güvenli bir ortam sunan profesyonel bir yaşlı bakıcı desteği, anksiyete yönetiminde kritik bir rol oynayabilir.

Anksiyetenin Risk Faktörleri Nelerdir?

Anksiyete Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete belirtileri, kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle fiziksel, zihinsel ve davranışsal olarak üç ana grupta toplanır:

  • Fiziksel Belirtiler: Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, terleme, titreme, baş dönmesi, mide bulantısı, kas gerginliği, sık idrara çıkma, ağız kuruluğu ve yorgunluk.
  • Zihinsel Belirtiler: Sürekli endişeli düşünceler, konsantrasyon güçlüğü, felaket senaryoları kurma (en kötüsünü düşünme), huzursuzluk, sinirlilik, zihnin boşalması hissi ve uykuya dalmada zorluk.
  • Davranışsal Belirtiler: Anksiyeteyi tetikleyen durumlardan veya yerlerden kaçınma, sosyal geri çekilme, yerinde duramama ve güvence arama davranışı.

Anksiyete Krizi Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete krizi veya panik atak, aniden başlayan ve genellikle 10-20 dakika içinde zirveye ulaşan yoğun bir korku nöbetidir. Belirtileri o kadar şiddetlidir ki, kişi kalp krizi geçirdiğini, kontrolünü kaybettiğini veya ölmek üzere olduğunu düşünebilir. Başlıca belirtileri şunlardır:

  • Göğüste sıkışma veya ağrı
  • Nefes alamama, boğulma hissi
  • Kalbin yerinden çıkacakmış gibi atması
  • Kontrolü kaybetme veya çıldırma korkusu
  • Ölüm korkusu
  • Uyuşma veya karıncalanma
  • Gerçekdışılık hissi (derealizasyon) veya kendine yabancılaşma (depersonalizasyon)

Anksiyete Nasıl Teşhis Edilir?

Anksiyete teşhisi, bir ruh sağlığı uzmanı (psikiyatrist veya klinik psikolog) tarafından yapılır. Uzman, hastanın semptomlarını, tıbbi geçmişini ve yaşam öyküsünü detaylı bir şekilde değerlendirir.

Fiziksel belirtilerin başka bir tıbbi durumdan kaynaklanmadığından emin olmak için fiziki muayene ve bazı kan testleri istenebilir. Teşhis, genellikle DSM-5 gibi tanısal kılavuzlarda belirtilen kriterlere göre konulur.

Anksiyete Krizi Nasıl Geçer?

Anksiyete krizi anında sakin kalmak zor olsa da, atağın şiddetini azaltmaya yardımcı olabilecek bazı teknikler vardır:

  • Nefes Egzersizleri: Yavaş ve derin nefes alıp vermeye odaklanın. 4 saniyede burnunuzdan nefes alın, 4 saniye tutun ve 6 saniyede ağzınızdan yavaşça verin.
  • Grounding (Topraklanma) Teknikleri: Dikkatinizi şimdiki ana getirmeye çalışın. Etrafınızda gördüğünüz 5 nesneyi, duyduğunuz 4 sesi, dokunabildiğiniz 3 şeyi, koklayabildiğiniz 2 kokuyu ve tadabildiğiniz 1 şeyi sayın.
  • Güvenli Bir Yere Geçin: Mümkünse sakin ve sessiz bir yere geçin.
  • Kendinize Telkinde Bulunun: Bunun bir panik atak olduğunu, geçici olduğunu ve size zarar vermeyeceğini kendinize hatırlatın.

Anksiyete Nasıl Tedavi Edilir?

“Anksiyete nasıl geçer?” sorusunun yanıtı, kişiye özel planlanmış profesyonel bir tedavi sürecinde yatar. En etkili tedavi yöntemleri genellikle psikoterapi ve ilaç tedavisinin bir kombinasyonudur.

  • Psikoterapi: Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), anksiyete tedavisinde altın standart olarak kabul edilir. BDT, kişinin endişeye neden olan olumsuz düşünce ve davranış kalıplarını tanımasına ve bunları daha gerçekçi ve sağlıklı olanlarla değiştirmesine yardımcı olur.
  • İlaç Tedavisi: Genellikle antidepresanlar (özellikle SSRI ve SNRI grubundaki ilaçlar), beyindeki kimyasal dengesizlikleri düzenleyerek anksiyete belirtilerini azaltmada etkilidir. İlaç tedavisi mutlaka bir psikiyatrist kontrolünde başlatılmalı ve sürdürülmelidir.
  • Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Düzenli egzersiz, dengeli beslenme, yeterli uyku, meditasyon ve kafein/alkol tüketimini azaltmak, tedavi sürecini destekleyen önemli unsurlardır.

Anksiyete Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?

Eğer endişeleriniz günlük yaşamınızı (iş, okul, sosyal ilişkiler) olumsuz etkiliyorsa, endişeyi kontrol etmekte zorlanıyorsanız ve yukarıda sayılan fiziksel ve zihinsel belirtileri sıkça yaşıyorsanız bir uzmana danışmanız önemlidir.

Anksiyete ve Panik Atak Arasındaki Fark Nedir?

Anksiyete genellikle geleceğe yönelik, daha uzun süreli ve yaygın bir endişe halidir. Panik atak ise aniden başlayan, çok şiddetli ve kısa süren yoğun bir korku nöbetidir. Panik atak, anksiyetenin bir belirtisi olabilir ama her anksiyete yaşayan kişi panik atak geçirmez.

Anksiyete Anında Ne Yaşanır?

Anksiyete anında vücudun “savaş ya da kaç” sistemi aktive olur. Beyin potansiyel bir tehlike algılar ve vücuda adrenalin pompalanır.

Bu durum kalp atışının hızlanmasına, nefesin sıklaşmasına ve kasların gerilmesine neden olur. Kişi, zihinsel olarak en kötü senaryoya odaklanır ve kendini tehdit altında hisseder.

Anksiyete Kimlerde Görülür?

Anksiyete her yaştan, cinsiyetten ve sosyoekonomik düzeyden insanı etkileyebilir. Ancak kadınlarda, travma geçmişi olanlarda ve kronik hastalığı bulunanlarda daha sık görülmektedir. Özellikle bakıma ihtiyaç duyan yaşlı veya kronik hastalığı olan bireylerde anksiyete yönetimi zorlaşabilir.

Bu noktada profesyonel bir hasta bakıcı desteği, hem hastanın fiziksel ihtiyaçlarını karşılayarak hem de ona güvenli bir ortam sunarak anksiyete belirtilerinin hafiflemesine yardımcı olabilir. Bursa gibi büyük şehirlerde, bu alanda uzmanlaşmış bir Bursa hasta bakıcı bulmak, hastanın ve ailesinin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilir.

Anksiyete Hangi Yaşlarda Görülür?

Anksiyete bozuklukları genellikle ergenlik veya genç yetişkinlik döneminde başlar, ancak çocuklukta veya daha ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir.

Anksiyete Neden Gece Olur?

Gece, gün içindeki dikkat dağıtıcı unsurların ortadan kalktığı bir zamandır. Bu sessizlikte, zihin endişeli düşüncelere daha kolay odaklanabilir.

Ayrıca, yorgunluk ve günün stresi de gece anksiyetesini tetikleyebilir. Vücudun dinlenmeye geçtiği sırada stres hormonlarının seviyesindeki değişiklikler de bu duruma katkıda bulunabilir.

Leave a comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir